Çek takası başlarsa iflaslar da başlar

Nurdoğan ARSLAN ERGÜN

Yaşanan depremlerin ardından zor günler yaşayan Kahramanmaraş ekonomisi, ayağa kalkmak için destek bekliyor.

Tekstil ve kuyumculuk sektörleriyle öne çıkan kent, Türkiye’de üretilen iplik ve toplam tekstil hammaddeleri ihracatının yüzde 30’unu karşılıyor. Özellikle 6 Nisan’da çek takas işlemlerinin yürürlüğe girecek olması önünü göremeyen bölge iş dünyasında belirsizliğin boyutunu artırıyor.

Kentteki 29 bin işyerinden 15 binin iş yapamaz hale geldiğine işaret eden Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (KMTSO) Mustafa Buluntu, yaklaşan 6 Nisan tarihine dikkat çekerek, “Bu tarihte çek takas sistemi yürürlüğe girecek ama şu an ödeyecek durumumuz yok. Takas işleminin durdurulması ve sürenin uzatılması lazım” dedi.

Çekler yazılmaya başlanırsa işletmelerin tek tek batacağını söyleyen Buluntu, “Haklı olarak insanlar, 6 Nisan gelmeden ödeme gücümüzü sorgulamaya başladı. Hadi takas süresi uzatıldı bu kez karşı tarafa bir kaynak aktarılmalı ki hem insanlar mağdur olmasın hem de üzerimizdeki baskı kalksın” diye konuştu.

“Dalga dalga tüm ülkeyi etkileyecek”

Çek konusunun etkisi büyümeden önlem çağrısı yapan Mustafa Buluntu, “Aylık cirosu 100 milyon lira olan bir firmanın piyasada 200-300 milyon lira da çeki var. Şimdi bunlar nasıl ödenecek? Bunu finanse edecek gücümüz yok. Benden çek alan da başkasına çek vermiş.

Benden ödeme alamayınca o da ödeyemeyecek. Bu dalga dalga Ankara, İstanbul, Denizli derken tüm Türkiye’ye yayılacak. Bölgemizin ülke ekonomisinde payı yüzde 10 ama bu dalga yayılınca Türkiye’yi batırırız. Ticaret yaptığımız şehirlerin hepsi gider. Konuttan daha acil olan konu bu” vurgusu yaptı.

Öte yandan “Bundan sonra çeklerimiz de çöp oldu” diyen Buluntu, “Kimse bundan sonra Kahramanmaraş çekini, Adıyaman, Hatay çekini almayacak. Peki biz nerden mal tedarik edeceğiz? Şu an firma ayakta olsa bile çekinin bir önemi yok. Yani artık çekimizin bir geçerliliği olmayacak. Ticari döngü de bozuldu” diye devam etti.

“KGF destekleri 1 aylık işçi maaşı etmiyor”

Bölge işletmeleri için açıklanan 15 milyonluk KGF desteklerini ‘çok yetersiz’ olarak değerlendiren Buluntu, “Bu rakamlar çok düşük, hiçbir firmanın bir aylık işçi parası, elektrik gideri bile değil. Bununla sınırlı kalacaksa biz yandık demektir. Kaldı ki daha bir tane bile ödeme yapılmadı.

Önümüze 50 tane prosedür çıkarıyorlar. Yok KGF limiti tanımlanacak, yok onaya gidecek… En azından acil bu ilk ödemeler yapılsa, biraz işler başlasa insanları bu kentte tutabilsek! Günün sonunda elimizde hiçbir şey yok.

Heyetler gelip gidiyor ama elimiz boş” eleştirisinde bulundu. Sadece küçük sanayi sitesinde 2 bin 500 işyerinden bin 500’ünün hasarlı olduğuna dikkat çeken Mustafa Buluntu, “Firmalar şu anda üretime hazır değil” diyerek üreticilerin acilen ayağa kaldırılması gerektiğini vurguladı.

Esnafa açıklanan 250 milyon + 100 milyon lira destek paketini de değerlendiren Buluntu, “Hani nerede bu destekler? Öncekiler nerede? Bunlar şimdi kullandırılmayacaksa ne zaman kullandırılacak?” diyerek tepki gösterdi.

“Özel bankalar kısıtlamaları kaldırsın”

Özel finans kuruluşlarını da desteğe çağıran KMTSO Başkanı Buluntu, “Deprem olmadan önce de bankalar son 1 yıldır özellikle KOBİ tarafında kredi vermekte binbir güçlük çıkarıyordu. Kendileri de birer ticari teşebbüs. Şimdi deprem de tuzu biberi oldu, geri ödemelerde sorun olacak diye daha da ağır şartlara gidiyorlar. Kısıtlamalar kaldırılmalı, özel bankalar da kaynak sağlamalı” diye konuştu.

“Sigorta ödemelerinde sorun var”

Bölge sanayicisinin tek değil birçok dertle uğraştığını dile getiren Buluntu, şunları söyledi: “Önümüzde binlerce dert var. Bankaların bir kısmı mevcut faizlerini uzatıyor. Ama bu kredilerin bir an önce yapılandırılması lazım. İnsanlar hem yıkıntıyla hem acısıyla uğraşıyor. Hem de makineleri nasıl çalıştıracak, fabrikayı nasıl ayağa kaldıracak onu düşünüyor. Bir yandan da sigorta şirketleriyle uğraşıyoruz.

Sigortan yüzde 100 geçerli olsa bile yüzde 20 deprem muafiyeti, yüzde 20 o derken gerçek hasarın yüzde 40-50’si ancak karşılanacak.” Kahramanmaraş’ın tekstil, bakırcılık gibi iş kolların da 50 yıllık bir geçmişe sahip olduğuna işaret eden Mustafa Buluntu, “Esnafımız, zanaatkarımız, sanayicimiz başka illere dağılırsa deneyim, işgücü de dağılır. Bir daha bu kenti toparlayamayız.

O zaman da planlanan 50 bin konutu yapmaya da gerek yok. Şu an 1 milyon 100 kişilik nüfustan 150-200 bin kişi kaldı. İnsanları işi, kazanç kapısı olursa geri döner. Yoksa neden dönsün? Evi yok, okulu yok, işi yok…” yorumunu yaptı.

“Teşvikler hasara göre belirlensin”

Teşvik kaynaklarını doğru yere aktarmak gerektiğini söyleyen Buluntu, 11 ile de aynı teşviği dağıtmak yerine yıkımın büyüklüğüne göre ayarlamanın doğru olacağını belirtti. Buluntu’ya göre, böylece sınırlı kaynaklar ihtiyaca göre doğru noktaya ulaşıp yıkılan ekonomi daha hızlı ayağa kalkabilecek.

Kahramanmaraş’ın sanayi kenti olmakla övündüğünü ifade eden Buluntu, “İlk binin içinde 40- 50 tane şirketimiz var. Üretim üssü olarak değerliyiz. Bunu kaybetmek istemiyoruz” dedi. Kendi imkanlarıyla işçisine konteyner alıp yüzde 20-30 kapasiteyle üretime geçenler olduğunu kaydeden Buluntu, “Ama bu bir elin parmağını geçmiyor” dedi.

Depremzede seçime kurban edilmesin

Deprem bölgelerinde hala enkaz olduğunu ifade eden Mustafa Buluntu, seçim gündemi yüzünden depremzedelerin unutulmaması gerektiğine dikkat çekti. Buluntu, “Acılar devam ediyor, insanlar yaralarını sarmaya çalışıyor. Ne fiziksel ne de psikolojik olarak insanlar seçimi kaldıracak durumda değil. İnsanlar çadırda çamur içinde, banyo yapacak yeri yok. Tanımadığı 30-40 kişi ile iç içe yaşıyor. Kimse oy istemek için o insanlara gitmesin” diye konuştu.

“Elektrik faturalarımız hala geliyor”

“Konutlarda elektrik faturaları gelmiyor ama sanayide aylık faturalarımız hala geliyor. Doğal gaz faturaları faiziyle isteniyor. Adam daha enkazın başında bir de bu faturalarla uğraşıyoruz. Makineler çalışmıyor ama faturalar işliyor.”

“Acil kadın hijyen malzemesi lazım”

“Toplu yardımlar çok azaldı, oysa yaşam burada devam ediyor ve hala çok fazla ihtiyaç var. Kadın hijyen malzemelerine ihtiyaç çok fazla. Kadınlarımız çekinip söyleyemiyor. Su hala problem. Gıdaya ihtiyaç var. İnsanlar dağıtılan yemeklerle doymaya çalışıyor. İnsani yardımların rutin şekilde devam etmesi gerekiyor.”

“Hizmet sektörüne ne olacak?”

“İşyeri yıkılan birçok diş hekimi, hekim, mühendis, muhasebeci, mali müşavir var. Bunların durumu belirsiz. Hiçbir destek içerisinde hizmet sektörünün tanımı da yok. Esnaf olsa en azından esnaf kefaletten kredi alırdı. Bu gruba da girmiyor. KOBİ değil KOSGEB’den destek alamıyor. KGF desteği alamıyor. Durumları ne olacak?”

“Konteynere geçene kira yardımı yok”

“İnsanlarımızın çoğu kenti terk etti. Kalanlar da sığınmacı gibi çamur içinde çadırlarda yaşıyor. Konteynere yerleşince 5 bin lira kira yardımı kesiliyor. Böyle olunca da çadırda kalmak yerine Isparta, Mersin gibi başka illere gidiyor. İnsanların geri dönmesi için burada barınma, iş imkanı oluşturmak gerekiyor. ”

Kahramanmaraş ne istiyor?

Kadın hijyen malzemeleri başta olmak üzere gıda, su gibi insani yardımların devam etmesi gerekiyor

Kentin yeniden ayağa kalkması için öncelik inşaatlar değil esnafın, sanayinin ayağa kaldırılması olmalı

Çadırdan konteynere geçenler kira yardımından mahrum kalmasın çünkü bu durum göçü artırıyor

Bölgedeki memurları tutmak için çift maaş uygulansın

6 Nisan’da başlayacak çek takas işlemi uzatılsın ya da çek kredileri sağlansın

Üretimin başlaması için teşvikler en hasarlı bölgeye göre ‘süper teşvik’ olarak düzenlensin

Hizmet sektörü de kredi sistemine dahil edilsin

Kamu bankaları yanında özel finans kuruluşları da kredi mekanizmasını düzenlesin ve işletme kredileri verilsin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir